Çocuklukta duygular oldukça şiddetli ve kontrolsüz olarak ortaya çıkar. Özellikle daha yoğun olan öfke, kaygı ve hayal kırıklığı gibi duygular…
Çocuklar öfke anında farklı tepkiler verebilirler; kimi başını duvarlara vururken kimi nefesini tutabilir. Kriz bir kez başladı mı hızlıca bu duyguları kontrol altına alamaz, bu nedenle de sakinleşmesi uzun zaman alabilir.
Bunun sebebi bu zorlu duygularla baş etmek için gerekli bazı beyin bölümlerinin henüz gelişim aşamasında olmasıdır.
Gelişim Dönemlerine Göre Öfke
- 0-18 aylık dönemde bebeği en çok açlık, yüksek ses ve yorgunluk sinirlendirir, buna ağlama ile tepki verir.
- 2-3 yaş dönemi çocuğun kendi iradesini, isteklerini ve davranışlarını kontrol etme becerisine sahip olduğunu keşfettiği dönemdir. Bu bağımsızlık duygusu güç ve korkuyu beraberinde getirir. Öfke krizlerinin altında bu çatışma yatar. Hem dış dünyayı keşfetmek hem de annesinin güvenli kollarında olmak ister.
- 3-5 yaş döneminde kızgınlıklar kolayca öfke nöbetine dönebilir. Kendilerini ifade etmekte çektikleri güçlük, farklı düşüncelerin olabileceğini anlamakta zorluk, paylaşmada isteksizlik bu dönemdeki öfke nöbetlerinin temel sebebidir.
- İlkokul döneminde adalet kavramı öne çıkmaya başlar. Haksızlığa uğradıklarına inanırlarsa, ayrımcılık yapılırsa, yanlış anlaşılırlarsa ve amacını aşan ceza alırlarsa sinirlenir, öfkelerini dışa vurabilirler.
Bu davranışların
- gelişimsel bir süreç olduğunu bilmek,
- altında yatan nedenleri anlamak,
- bunların kişisel olarak (planlı bir eylem değil) anne-babaya karşı gelmek, asilik yapmak anlamına gelmediğini kabul etmek baş etmeyi ve uygun tepkiler vermeyi kolaylaştırabilir.
Öneriler
- Kriz anında en önemli konu ebeveynin sakin kalabilmesi ve çocuğun duygusunu kabul edip regüle olabilmesi için ona alan tanımasıdır. Çocuğun ihtiyacına göre sarılmak ya da yalnız kalmak istiyorsa biraz uzaklaşmak gibi farklı yollar olabilir.
- Sonrasında ise çocuk «hangi durumlarda ve ne zaman öfkeleniyor» üzerine düşünüp nedenler tespit edilmeli ve ortadan kaldırılmaya çalışılmalıdır.
- Baskı ve cezalarla öfkeyi önleme yolundan her daim uzak durulmalıdır.
- Çocuklar aşırı heyecan, uykusuzluk, yorgunluk açlık gibi durumlara tahammül etmekte zorlanır, bunlara özen göstermek gerekir.
- Değişimlere ya da yeni durumlara uyum sağlaması için önceden haber verilmelidir.
- Çok ani, hazır olmasına fırsat vermeden emir ve isteklerde bulunulmamalıdır. Örneğin, tam hevesle kaydıraktan kayıyorken hadi gidiyoruz demek yerine 15 dk. sonra gideceğiz demek ona ihtiyacı olan zamanı verir.
- Çocuğun özelliklerine uygun isteklerde bulunulmalı, onu zorlayacak ve yapamayacağı şeyler istenmemelidir.
- Doğrudan fikirlerinizi uygulamasını beklemek yerine seçenekler sunarak seçimi onlara bırakmak iyi bir yoldur. Örneğin, çok güneşli bir günde genellikle şapka takmak istemeyen çocuğa, konuşmanın en başında yeşil şapka mı turuncu şapka mı takmak istersin diye sormak kontrolü kendisinde hissettirir.
- Bazen hem çocuk hem ebeveynler için öfke nöbetleriyle baş etmek güçleşebilir. Bu durumda geciktirmeden uzman desteği alınmalıdır.
- Aile içinde anne baba çatışması yaşanıyorsa,
- Ebeveynler arasında çocuğa yaklaşımda tutarsızlık varsa,
- Çocuk çeşitli sebeplerle ihtiyacı olan ilgi ve şefkati alamıyorsa öfke nöbetleri sürpriz değildir.
Bu konuda aileye yapılacak danışmanlık ve ebeveyn eğitimi krizlerin çözümünde yardımcı olacaktır.

