Kabul
Sağlıklı iletişimde temel ilke kabul edilen kabul, başkasının kendine özgü niteliklerine olduğu gibi bakabilmek ve duyabilmektir.
Çocuk yetiştirmede en temel ilkedir.
Bir çocuğun duygu, düşünce ve davranışlarının kabul edildiğini hissetmesi varlığının kabul edildiğini hissetmesidir.
Korku, kaygı, öfke, kıskançlık, üzüntü gibi duyguları ifade etmek toplumumuzda hoş karşılanmaz, güçsüzlük sayılır. Bu sebepledir ki çocukların da bu duygularını kabul etmede zorlanırız.
Kabul içermeyen cümleler:
«Ne var bunda korkacak, ağlayacak»
«Ne demek arkadaşımla oynamak istemiyorum, ne ayıp»
«Git odanda ağla, öyle gel.»
«Bana sinirlenemezsin, dediğimi yap.»
Bu duygular ifade edilir ve ‘normal’ kabul edilirse kalıcı olacağı korkusu oluşur. Oysaki bütün duygular sürekli değil, geçicidir.
Örneğin, çocuğun bir şeyden korkması korkak olacağı anlamına gelmez; bir duruma üzülüp ağlaması mutsuz olacağı anlamına gelmez.
Duyguları kabul edilmeyen çocuk, duyulmadığını, anlaşılmadığını hisseder.
Duyurmak için daha aşırıya kaçar, daha da ağlayarak, öfkelenerek, kızarak kendisini duyurmaya çalışır.
Kabul etmek onaylamaktan farklı bir kavramdır.
Kabul edilen bireyin kendisi
Onaylanan/Onaylanmayan davranışlar
Çocuklar yaşının doğal sınırlamaları ve yetersizlikleriyle olduğu gibi kabul edilmelidir.

